Kimya Dönem Ödevi: Temizlik Maddelerinin Yapısı ve İmalatındaki Farklar

Temizlik Maddelerinin Yapısı

Temizlik Maddelerinin Yapısı

• Yüzey Aktif Maddeleri
• Anyonik Aktif Maddeleri
• Katyonik Aktif Maddeleri
• Non-İyonik Aktif Maddeleri
• Amfoterik Aktif Maddeleri

Yapı Maddeleri
• Alkaliler
• Sertlik Bağlayıcı
• İyon Değiştiriciler
• Kir Çökmesini Önleyici
• Korozyon Önleyici
• Enzimler
• Optik Beyazlatıcılar
• Köpük Düzenleyici
• Parfüm
• Dolgu Maddeleri

Yardımcı Yıkama Maddeleri
• Yağ Çözücüler
• Alkali Maddeler
• Kireç Çözücüler
• Apre Maddeleri
• Nötralize Edici Maddeler
• Kompleks Yapıcılar

Temizlik Maddelerinin Yapısı

Temizlik maddelerinin bünyelerine pek çok değişik kimyasal maddeler girmektedir.

Bu maddelerin türleri, miktarları kullanılacak yüzeye ve amaçlara göre değişmektedir.

Bazıları yalnız kullanıldığında etkili olurken, bazıları da başka maddelerle birleşerek etkili olmaktadır.

Temizlik maddeleri formülasyonunda yer alan bir takım maddeler temizlik işlevini kolaylaştırırken, bazı maddeler temizliğe hemen hiç katkıda bulunmamaktadır.

Bu tür maddeler, dolgu ve koku verme amacıyla kullanılmaktadır. Deterjanların bünyelerindeki içerik maddeleri ve açıklamalarına aşağıda yer verilmektedir.

Yüzey Aktif Maddeleri

Bu maddeler, suyun yüzey gerilimini azaltarak, temizlik için gereken ıslanmayı sağlamaktadır. "Tensid" olarak da adlandırılan yüzey aktif maddeler, bir tarafı su tarafından çekilen (hidrofil), diğer tarafı su tarafından itilen (hidrofob) iki grubu molekülünde birleştiren bir yapıdan meydana gelir.

Anyonik Aktif Maddeler

Sentetik temizlik maddelerinde (çamaşır-bulaşık deterjanları, halı yıkama şampuanı vs.) en çok kullanılan yüzey aktiftir. Etkisi ve çözünürlüğü sıcaklıkla artan anyonik maddeler hafif kirleri çıkarıcı özelliğinden dolayı güvenlidir. (Örn: Sabun)

Katyonik Aktif Maddeler

Kir çıkarma özelliği zayıf olan katyonikler aynı zamanda pahalıdır. Birbirini nötralize edeceğinden anyoniklerle birlikte kullanılmaz. Daha çok yıkama sonrası işlemlerine uygun olan katyonikler genellikle çamaşır yumuşatıcı ve (çamaşır suyu gibi) dezenfektanlarda kullanılır.

Antiseptik özelliği nedeniyle, daha çok sanitasyonda tercih edilir. Özellikle sert yüzeyler, katyonikle temizlendikten sonra daha geç toz tutmaktadır.

Non-İyonik Aktif Maddeleri

Katyonik ve anyoniklere oranla daha pahalı olan non-iyonik yüzey aktifler, güçlü kir çıkarma özelliğine sahiptir.

Non-iyoniklerin su sertliğinden ve düşük sıcaklıktan etkilenmemesi, yağ bazlı kirleri en iyi şekilde çıkarması ve sentetikler için uygun olması, diğer önemli özellikleridir. Köpüksüz olduğundan otomatik yıkayıcılar için elverişlidir. Hem katyonik, hem anyonikle birlikte bulunabilir.

Amfoterik Aktif Maddeleri

Amfoterik aktif maddelerin yapıları oldukça karmaşıktır ve en az kullanılan yüzey aktiftir. Temizleme gücü yüksek ve cilde zararsızdır. Daha çok kozmetik sanayinde tercih edilmektedir.

Yapı Maddeleri

Bu maddeler yüzey aktif maddelerin arındırıcı etkisini arttırıcı rol oynar. En önemli özelliği suda sertlik iyonlarını etkisiz hale getirerek, bunların yüzey aktif maddelerle etkileşime girmesini önlemesidir. Yapı maddeleri ayrıca yıkama için gerekli alkali ortamın oluşmasını sağlar. Deterjanının nemlenmesini önleyiciler, kir çözme amacıyla deterjanlara katılan sodyum polifosfat, düşük ısılarda da etkili olmayı sağlayan TAED bu maddelere örnek olarak verilebilir. Deterjanlar içerisinde yer aian bazı önemli yapı maddeleri aşağıda alt başlıklar halinde incelenmektedir.

Alkaliler

Kirlerin pek çoğu asidik özellikte olduğundan yıkama ortamının alkali olması gerekmektedir. En ideal yıkama ortamı için pH 10-12 arasında olmalıdır. Soda. silikat ve kompleks fosfatlar gibi alkaliler temizliğin etkisini arttırıcı öneme sahip maddelerdir. Bu maddeler yüzey aktif maddelerin etkisini arttırır, suyun pH'ının yüksek ve sürekli olmasını sağlar.

Özellikle pamuk, keten gibi doğal elyafların liflerini kabartarak, kirin elyaftan ayrılmasına yardımcı olur, fakat kiri askıda tutma özelliği çok zayıftır. Yağ asitlerini yüksek ısıda "sabunlaştırarak" temizler.

Temel olarak bir deterjanda alkali oranı ne kadar yüksekse o kadar iyi temizler, fakat (ipek, yün gibi) bazı elyaflar için zararlı olabileceğinden, alkali tür ve miktarlarının doğru seçilmesi geremektedir.

Deterjanlarda en çok kullanılan alkaliler şunlardır.-sodyum hidroksit, sodyum karbonat/soda. sodyummetasilikathidrat.

Sertlik Bağlayıcı

Su sertliğinin daha önce bahsedilen olumsuzluklarının giderilmesi için sudaki kalsiyum ve magnezyumu yıkama süresince bağlayarak, çamaşır üzerine çökmesini önleyen maddedir. En çok kullanılan sertlik bağlayıcı "sodyumtripolifosfat (STTP)"tır. STTP yıkama suyunun alkali nitesini arttırır, kirlerin uzaklaştırılmasını hızlandırır ve hem emülsiyon hem de süspansiyon ile uzaklaştırılan kirlerin askıda tutulmasına yardımcı olur. STTP ayrıca, deterjan tozlarının kuru (crispness) kalmasını sağlar.

İyon Değiştiriciler

Fosfatın çevreye verdiği bazı olumsuzluklar, fosfat yerine kullanılabilecek alternatifler geliştirilmeye başlanmıştır. Bu doğrultuda, sudaki kalsiyum ve magnezyum iyonlarını sodyum iyonuna çeviren yöntem geliştirilmiştir. Bu işleme sodyumiama denmektedir. İyon değiştiriciler suda çözünmeyen ve su sertliğini gideren maddelerdir. Bunlar arasında "Zeolit", en sık kullanılan iyon değiştiricidir.

Kir Çökmesini Önleyici

Çamaşırdan ayrılan, fakat çözünmeyen kirlerin tekrar çamaşır yüzeyine yerleşmesini önleyen maddelerdir. "Karboksimetilselüloz-CMC" ve "Sodyumkarboksimetilselüloz-SCMC" gibi türleri bulunmaktadır. Kirleri uzaklaştırılan çamaşır yüzeyini kaplayarak, kirin tekrar yerleşmesini önleyen bu maddeler, sadece pamuk ve keten elyafında etkili iken, sentetik elyaflarda etkisizdir. Sentetikler için PVP kullanılmaktadır. Bazı deterjan türlerinde bu madde yerine fosfat kullanılmaktadır.

Korozyon Önleyici

Yıkama sırasında kullanılan kimyasalların temas ettiği metal yüzeylere zarar vermemesi için deterjanlara ilave edilen maddelerdir. Bu amaçla kullanılan sodyum silikat ince bir tabak oluşturarak, metal yüzeyleri kaplar. Bununla birlikte, metal yüzeyler için iyi bir temizlik maddesidir.

Enzimler

Çamaşır üzerindeki küçük kir molekülleri genellikle kolay parçalanırken, daha uzun zincirli büyük molekül yapıdaki kirlerin çözünmesi zordur. Biyolojik katalizör

Optik Beyazlatıcılar

Yıkanan ve ağartılan çamaşırlar hafif sarımsı bir renk alır. Bunun nedeni, çamaşırın üzerine düşen mavi renk tayfını absorbe ederek yansıtmamasıdır. Önceleri bunu önlemek için mavi renkli bir boya olan çivit kullanılırken, bunun yerini sonradan optik beyazlatıcılar aldı. Optik beyazlatıcılar, kumaş üzerinde durulama ile çıkmayan ve mor ötesi ışınları emerek, bunları insan gözünün görebildiği spektrum bölgesine kaydırıp yansıtan maddelerdir. Yansıtılan toplam ışın miktarını arttırarak "fluoresans" etkisi gösterdiğinden fluoresans beyazlatıcı olarak da isimlendirilmektedir. Optik beyazlatıcı kullanıldığında göz, bir yanılma olarak, çamaşırı daha parlak ve beyaz algılamaktadır.Optik beyazlatıcıların çoğu perboratlardan etkilenmezken, hipoklorit gibi ağartıcılardan etkilenir. Deterjanda fazla miktarda bulunmuyor ise. yaklaşık 10 yıkamadan sonra en iyi sonuç alınır. Farklı elyaf türleri için çeşitleri olan optik beyazlatıcılar klorlu ağartıcılara karşı hassastır. Optik beyazlatıcıların etkili olması çamaşırın elyaf dokusunun yapısı-rengi. su sıcaklığı ve kimyasal sabitliği gibi değişkenlere bağlıdır.

Köpük Düzenleyici

Köpüğün temizlik sürecinin bir göstergesi olduğu genellikle kabul görmektedir. Fakat endüstriyel temizlikte, çeşitli nedenlerden ötürü, aşırı köpük istenmez. Otomatik makinelerde yapılan yıkamalarda köpük düzeyinin iyi ayarlanması gerekmektedir. Fazla köpük, mekanik dönme etkinliğini azaltırken, aşırı düzeydeki köpük çamaşırın yıkama çözeltisi ile temas etmesini zorlaştırmaktadır. Köpüğün uzaklaştırılması durulama aşamasını zorlaştırarak. daha fazla enerji, su kaybına neden olmaktadır. Bu nedenle, deterjanlara ilave
Parfüm
Parfümün temizlik maddelerine ilave edilmesindeki nedenler temizliğin algılanabilir göstergesi olması ve temizlik sırasında sıcaklığın etkisiyle kirlerin yaydığı kötü kokuların önlenmesidir. Ancak, çeşitli sakıncalarından ötürü, endüstriyel çamaşır temizliğinde parfümün etkisinin oldukça az olması istenmektedir. Parfümler, birbiriyle uyumlu pek çok yağ ve koku maddesinin karışımından elde edilir. Koku beğenen kişilere göre farklılık göstermektedir. Kullanılan parfümün temizlik maddelerindeki diğer maddelerle de uyumlu olması gerektiğinden her parfümü arzu edilen ürünün içine katmak mümkün değildir.

Dolgu Maddeleri

Bu maddeler deterjan tozunun kuru kalması, görünümünün iyi olması, yoğunluğunun artması ve akışkanlığının kolaylaşması gibi amaçlarla deterjanlara ilave edilir. Bu amaçla en çok kullanılan sodyumsülfat'tır.

Yardımcı Yıkama Maddeleri
Bu maddeler kirlerin çıkarılmasından daha fazlasını içeren, temizlikten beklenen diğer özelliklerin ortaya çıkmasını sağlar. Deterjandaki oranları çok düşüktür. Farklı deterjan türlerine göre. ilave maddeler farklı kombinasyonlarda olabilir.
Belirli durumlarda kullanılan yardımcı yıkama maddeleri şunlardır:

Yağ Çözücüler

Yağ bazlı kirlerin düşük sıcaklıklarda da çözülmesini kolaylaştıran yağ çözücüler non-iyonik aktif maddeler içerirken, yünlü-ipekli gibi hassas çamaşırları olumsuz etkileyen alkaliler içermez. Suda çabuk çözünür ve etkisini çabuk gösterir.

Alkali Maddeler

Çok ağır kirli ya da yağlı çamaşırların yıkanmasında alkafiteyi arttırmak amacıyla "yıkama alkali maddeleri" kullanılır.

Kireç Çözücüler
Grileşmiş ya da kireçlenmeden dolayı sertleşmiş çamaşırlar için özel asidik maddelerdir. Bu asitler metali, kireci bozmadan birikmiş kireci çözer.

Apre Maddeleri

Yıkanan çamaşırların kullanımlarında bazı istendik özellikleri göstermeleri için apre maddeleri kullanılır. Bunlar yumuşatıcı ve koladır.

Nötralize Edici Maddeler

Yıkama sırasında kullanılan deterjan ve ağartıcılar alkali içermektedir. Çamaşırlarda herhangi bir alkali kalıntısı liflere zarar vererek kumaşın sararmasına, renginin solmasına, cildi rahatsız etmesine ve kumaşta kokuya neden olmaktadır. Bunu önlemek için alkalilerin asidik maddelerle nötralize edilmesi gerekmektedir. Notralizasyon işlemi yaygın olarak sodyum bisüifüt, asetik asit, formik asiti oksalit asit gibi maddeler kullanılmaktadır. Bunların dozajları pH 6.S olacak şekilde hesaplanmalıdır. Ancak, düşük pH, optik beyazlatıcının etkisini azaltarak, beyazlığa zarar verdiğinden, fazla dozajdan kaçınılması tavsiye edilmektedir. Notralizasyon, yumuşatma işleminden sonra yapılır.

Kompleks Yapıcılar

Deterjan formülasyonlarında çok yaygın olarak kullanılan bir başka madde ise, komleks yapıcılardır. Komleks yapıcıların en önemli olanı Sodyum Tri polifosfattır. Bu maddelerin en önemli görevleri, sudaki sertlik iyonlarını yapılarına bağlayıp, suda çözünen komleks iyonlar halinde ortamdan uzaklaştırmak ve zararlı etkileri önlemektir. Eğer, yıkama ortamında yeterli derecede bulunmazlarsa, bağlanamayıp serbest kalan sertlik iyonları daha önce izah edildiği şekilde aktif madde ve su ile birleşerek yüzeyler üzerine çöker ve sertleşmelere, grileşmelere neden olur. Ayrıca alet ve makinelerde kireçlenmeye de neden olurlar. Komleks yapıcılar, yıkama sırasında aktif maddelerle birleşerek deterjanın gücünü artırırlar, kiri ve yağı emülse ederler, kireçleri sökerler ve temizleme ortamı için gerekli olan alkaliteyi sağlarlar.

Bulaşık deterjanları

Piyasada satılan bulaşık deterjanlarının çoğunda yüksek düzeyde fosfat ve klor bulunur. Yanlışlıkla yutulursa çok önemli sağlık sorunlarına yol açar. Bu nedenle bulaşıklarınızın çok iyi durulanması gerekir. Düşük düzeyde klor gazları tehlikesiz kabul edilse de bulaşık yıkama süreci boyunca, küçük miktarlarda dışarı verilen klorun etkisiyle oluşan solunum zorluğu, göz yanması, yorgunluk, baş ağrısı gibi semptomlara yol açabilir. Bunun yanında klor, kanalizasyon sistemine karıştığında organiklerle birleşerek son derece tehlikeli bir kimyasal madde olarak bilinen trihalometanı meydana getirir. Klor aynı zamanda kanalizasyon sistemindeki maddeleri parçalama fonksiyonu olan yararlı bakteri ve mikroorganizmaları da çabucak öldürür. Bulaşıklar için kullanılan deterjanların da ana maddeleri petrol kaynaklı ve bu sebeple bakterilerce ayrıştırılıp doğaya tekrar kazandırılamıyor, genellikle de çeşitli kimyasal l katkı maddeleri, sentetik esanslar, kokular ve renklendiriliciler içeriyor.
Çamaşır deterjanları
Çamaşır ürünlerinin çoğu doğal ortamda ayrıştırılıp geri kazanılmayan malzemeler; fenol, amonyak, naftalin ve diğer zararlı kimyasal maddeleri içerirler.

Tuvalet ve su giderleri

Lavabo ve tuvalet açıcıların ana maddesi, cildi eritip geçebilecek özellikte aşındırıcı bir madde olan asittir. Yanlışlıkla yutulursa iç dokuları yakarak özafagus, mide ve bağırsak sistemine zarar verir.

Mobilyalar

Mobilya cilalarının, özellikle de aerosol olanların normal kullanımı sırasında çıkan gazların kazara solunması ya da yutulması ciddi bir tehlike oluşturur. Bu cilaların yapımında pek çok zehirli madde kullanılır. İnsan için kanser yapıcı olduğundan şüphelenilen fenol, cilaların çoğunda bulunur. Fenol deriye temas ederse, şişme, soyulma, yanmaya neden olup kurdeşen ya da sivilceler oluşturabilir. Dahili olarak çok az miktarda bile alınması dolaşım sisteminin çökmesine, çırpınma, soğuk ter, koma ve ölüme neden olur. Mobilya ve yer cilalarında sık sık karşılaşılan diğer kimyasallar ise nitrobenzen (çok zehirli), akrilonitril, amonyak, deterjanlar, yapay kokular, nafta ve damıtılmış petrol ürünleridir.

Cam ve ayna temizleyiciler

Cam temizleyicilerin çoğu su, amonyak ve biraz da mavi boya karışımından başka bir şey değildir. Amonyak içeren cam temizleyicileri fazlasıyla tahriş edici gazlar yayar ve kazara göze püskürtülürse zararlı olabilir.

Halılar ve kilimler

Halı ve döşemelik kumaşların temizliği için hazırlanmış şampuanların birçoğunun aktif maddesi, genellikle leke çıkarıcı olarak kullanılan bir çözücü olan perkloretilen'dir. Bu madde kanserojen olarak bilinir ve hemen görülebilen etkileri sersemleme, baş dönmesi, uyku hali, mide bulantısı, titreme, iştah ve oryantasyon kaybı olabilir. Uzun dönemli maruz kalma sonucu karaciğer ya da merkezi sinir sistemi zarar görebilir.

Halı şampuanlarında, yine insanlar için kanserojen etkilerinden şüphelenilen naftalin, etanol, amonyak ve deterjanlar bulunabilir. Halı ve kilimler çoğunlukla naylon, lateks, polyester, poliüreten, pvc/vinil klorid, akrelik gibi plastik malzemelerden yapılır.

Plastik malzemeler doğal malzemelere göre çok daha fazla toz çeker ve tutar. Doğal malzemelerden oluşan bir duvardan duvara halınız varsa bile büyük olasılıkla zeminde poliüreten kullanılmıştır. Mümkünse sentetik malzemelerden ve duvardan duvara halılardan kaçınılmalıdır.

Küf temizleyiciler

Küf temizleyicilerde; deriyle teması ve solunması durumunda zararlı, yutulması durumunda ise ölümcül bile olabilecek fenol, kerosen, pentaklorofenol gibi kimyasallar ve pestisitler (zirai ilaç) bulunur. Bu ürünlerde göz, boğaz, deri ve ciğerler için tahriş edici olan ve insanlarda kanser yapıcı etkilerinden şüphelenilen formaldehit de bulunabilir.

Koku Gidericiler

Oda deodorantlarının çoğu hiçbir şekilde havadaki kötü kokuları yok etmez. Bazıları rahatsız edici kokuları, hoş kokularla örtmeye çalışır, bazıları da burun yollarını yağlı bir tabakayla kaplayıp koku alma duyumuzu engelleyen bir kimyasal yayar. Oda deodoratlarında bulunan kimyasal maddelerden bazıları naftalin, fenol, kresol, etanol, ksilen ve formaldehit'tir.

Aerosoller

Amonyak, sentetik koku maddeleri ve diğer zehirli maddeleri içeriyor.

Artık sera etkisine ve ozon tabakasının tahribine yol açan CFC’ları içermiyor olsalar da, yeni nesil itici gazlar üretime yeniden kazandırılamayan kapları ile insan ve çevre sağlığını tehdit etmeyi sürdürüyor.

Laboratuvar çalışmaları yeni nesil itici gazların içerdikleri bütan, izobütan ve propan gazları sebebiyle kalp, merkezi sinir sistemi ve akciğerler için zararlı olduklarını gösteriyor.

Kötü kokuları maskelemek için aerosollerde kullanılan maddeler burundaki geçitleri kaplayarak ve sinirleri işlevsiz kılarak koku hissini zayıflatıyor.

Deterjanlar ve fosfat

Çamaşır ve bulaşık deterjanlarının performansını artırmak ve suya yumuşaklık vermek için kullanılan fosfatın, çevre üzerindeki etkileri başta ABD olmak üzere, gelişmiş ülkelerin en önemli çevre sorunlarından biri haline gelmiştir. Örneğin; Avusturalya’da atıksu sistemlerine aktarılan fosforun yüzde 30’u, fosfatın da yüzde 20’si deterjan kaynaklıdır.

Fosfat, ırmakları, gölleri ve fazla akıntı olmayan körfezleri istila eden zehirli mavi-yeşil alglerin (yosunların) ana nedenidir.

Deniz, akarsu ve göllerde en belirgin kirlenme çeşitlerinden biri, aşırı üretim anlamına gelen ötrofikasyondur. Suyun yeşil ve bulanık bir renge dönüşmesine, kıyılarda fosfatla beslenen yosunların (alglerin) birikmesine yol açar.

Aşırı fosfat ile birlikte insan tarafından sulak alanlar ve denizlere yüklenen diğer bitki besin maddeleri, bu yosunların çok büyük miktarda üremesine, hızlı büyümesine sebep olur.

Bu yosunların dibe çöküp ayrışması sonucu, dip suların oksijeni tükenir ve hidrosülfit gazı (çürük yumurta kokusu) ortaya çıkar. Bu, suda yaşayan canlı hayatın sonunu hazırlar. İzmir Körfezi, Köyceğiz Gölü fosfat kaynaklı kirlenmenin ve ötrofikasyonun iki örneğini oluşturuyor.

Deterjanlardaki fosfor oranı 3 ile çarpıldığında fosfat oranına ulaşılır. Örneğin; yüzde 8 fosfor, yüzde 24 fosfata eşdeğerdir.

Önce gıdada sonra da tekstilde başlayan organik trend şimdi de temizlik sektörüne sıçradı. İnsan sağlığına ve ekolojik dengeye zarar veren kimyasallar içeren temizlik maddelerine karşı tüm dünyada bir sorgulama başladı. Hatta işi ileri götürenler evlerini bir zamanlar ninelerinin kullandığı arap sabunuyla temizliyor, bulaşıklarını yıkıyor.

Önce gıdada başlayan ekolojik trend, sonra organik ipliklerle tekstile, şimdi de bio-kimyasallarla temizlik sektörüne sıçradı. Dünyada insan sağlığına ve ekolojik dengeye daha az zarar veren kimyasallardan oluşan ürünlere organik (biodegrable) temizlik maddeleri adı veriliyor.

Öyle doğallar ki, çamaşırlarınızı ya da bulaşıklarınızı bu deterjanlarla yıkadıktan sonra suyunu çiçeklerinize gübre niyetine dökebiliyorsunuz.

Daha pahalı olan bio-temizlik malzemeleri Türkiye’de henüz yaygın değil ve çok pahalı. Bugün kullandığımız temizlik ürünlerinin çevreye zararı yüzde 80 civarındayken, organik temizlik maddelerinde bu oran yüzde 20’lere düşüyor. Bunu bile çok bulanlar ise nineleri gibi çamaşırlarını toz sabunla yıkıyor, halılarını ve yerleri arap sabunuyla siliyor, banyolarını karbonat ve sirke ile dezenfekte ediyor.

Türkiye’de bu organik temizlik akımının başını Buğday Derneği çekiyor. Marketlerde satılan ve evlerimizde kullandığımız ve bol miktarda asit, fosfat, klorür ve adını telaffuz edemediğimiz kimyasallar içeren temizlik malzemelerinin insan sağlığına ve ekolojik dengeye verdikleri zararlara dikkat çeken dernek, Türkiye’de organik temizlik ürünlerinin yaygınlaşması için çalışmalar yapıyor.

Avrupa ve Amerika’da doğada parçalanması çok zor ve geç olan, bu sebeple ekolojik dengeyi altüst eden kimyasallardan oluşan deterjan ve temizlik malzemelerine karşı savaş açılmış durumda.

Ülkemizde ise firmaların canı isterse uygulayabilecekleri ve sadece çamaşır deterjanlarıyla ilgili TSE standartları var. Bunun ötesinde üretici firmaların üzerinde herhangi bir denetim veya yaptırım yok.

Peki, inatçı kirlerden bir sıkışta bizi kurtaran, beyaz tülleri bembeyaz yapan, hatta kötü mikropları anında yok eden bu temizlik malzemelerinin içeriği hakkında bir bilgimiz var mı? Maalesef yok, hatta bunlarla ilgilenmiyoruz bile. Üstelik temizliğe büyük önem veren toplumumuz gerekenden fazla deterjan ve temizlik malzemesi tüketiyor. Ama bu, bizim çok daha temiz olduğumuz anlamına gelmiyor. Aksine, bu durum ülkemizin ekolojik dengesini daha hızlı bir şekilde bozduğu gibi, gelecek nesilleri daha hastalıklı bir toplum haline getiriyor. İsraf olan milli servet ise cabası...

Organik temizlik trendi ve uzmanlar, tabii ki ninelerimiz gibi çamaşırları küllü sularla, bulaşıkları da arap sabunuyla yıkamayı önermiyor. Ama bu ürünleri bilinçli olarak tüketmemizde ısrar ediyorlar. İnatçı kirleri bir çırpıda temizleyen malzemelerin birer asit olduğunu hatta kimyacılar

arasında canavar asidi olarak tabir edildiğini bilerek kullanmamızı öneriyorlar.

Temizlik Maddeleri Üretimi

Yağ - Çöz

Kullanılan Kimyasal Maddeler:
- Bermacoll
- Kostik
- Forlanit - P
- Dietanolamin, esans, köpük kesiciler.

Yağ - çöz yapımında, kullanılan kimyasal maddelerin sırası önemlidir. İlk olarak bermacoll suda çözülür. Daha sonra Coustik ilave edilir. Coustik, temizleme gücünü artırır. Ayrıca kayganlık verici özelliği var. Sonra Forlanit - P dietanolamin, esans katılır. Forlanit - P temizlik kalitesini etkileyen sabunsu bir madde olmakla beraber, kıvam arttırıcı özelliğe de sahiptir. Dietanolamin de kıvam verici bir özelliğe sahiptir. Köpükleşmeyi engellemek için köpük kesiciler kullanılır. Yağ - çöz yapımındaki en önemli nokta, ürünün kıvamının ve berraklığının ayarlanmasıdır.

Sıvı El Sabunu

Kullanılan Kimyasal Maddeler :
- Gliserin
- Sedef
- Anfodac O¦
- Formaldehit (HCH)- Boya, esans
- Cosmacoll
- Tuz

İlk olarak gliserin ve sedef karıştırma tanklarında karıştırılır. Daha sonra cosmacoll ve diğer maddeler karışıma ilave edilir. Gliserin'in kayganlık verici özelliği vardır. Sedef, gümüş renginde bir madde olup, parlaklık sağlayıcı bir özelliği vardır. Anfodac ve Cosmacoll temizlik maddesi olarak görev yaparlar. Formaldehit, koruyucu madde olarak kullanılır. Uzun süre dayanıklılık sağlar. Tuz son aşamada ilave edilen bir maddedir. Kıvamı artırıcı özelliği vardır. İnce tuz kullanılırsa karışıma ilave edilir. Kristal halde (veya kaya tuzu) kullanılırsa ayrı bir yerde suda çözünmesi sağlanır.

Tuz Ruhu

Asit - su karışımından oluşur. Kireçlenmeyi önleyici özelliği vardır. Fayans, banyo ve lavabo temizliğinde kullanılır.

Por - Çöz

Nitrik asit (HNO3) ve su karışımıdır. Pas ve kireç çözücü olarak kullanılır.

Kir - Çöz

Kullanılan kimyasal maddeler:
- Berol - 9
- Berol - 2
- LS - 6
- LABSA
- Bir miktar coustik (Coustik)
- LDB ve esans
Yağ-çözücüden daha kıvamlı bir yapısı vardır. Halı, koltuk, tül perde temizliği için kullanılır. Kullanılan maddelerin hepsi, temizlemede görev alır.

Cam - Sil

Kullanılan kimyasal maddeler :
- Saf alkol O¦
- Formaldehit (HCH)
- Fornalit - P
- Esans, boya
- Renksiz sıvı

Formaldehit, köpükleşmeyi önler. Fornalit - P, yüzey temizliğinde önemlidir.

Kombi Mutfak

Kullanılan kimyasal maddeler :
- Berol 226
- Forlanit - P
- Bermacoll
- D.E.A. (Dietanolamin)
- Esans
- Boya O¦
- Formaldehit (HCH)
- Köpük kesici.

İlk olarak Bermocoll suda çözülür. Katı, toz halinde beyaz renkli bir maddedir. Bermocoll'ün önemli bir özelliği de dietanolaminle birleşince kıvam artırıcı özelliğe sahip olmasıdır. Forlanit-P sıvı bir maddedir. Karışıma ilave edilir. Formaldehit ilavesinde amaç, ürünün dayanıklılığını ve koruyuculuğunu sağlamaktır. Musluk suyu kullanıldığında üründen iyi bir verim alınamadığından, saf su kullanılmalıdır. Köpük kesici ve boya da katılarak, tanklarda karıştırma işlemine geçilir.

Bulaşık Deterjanı

Kullanılan kimyasal maddeler :
- LABSA
- Coustik soda (Kostik)
- Magnezyum (Mg) (katı halde, kristal şeklinde)
- Cosmacoll O¦
- Formaldehit (HCH)
- Esans
- Boya

Magnezyum kıvam vermek için ilave edilen beyaz renkli kristal halinde bir maddedir. Ürünün uzun süre dayanıklılığını koruması için formaldehit ilave edilir. LABSA suda çözüldüğünde bal rengini alır. LABSA sıvı bir maddedir. LABSA ve coustik ph ayarlanmasında kullanılır ve cilde zarar vermesi önlenir. Deterjanın nötr olması istenir. ph = 6,5-7 civarında olmalıdır. Nötrleşmeyi sağlamak için de LABSA ve coustik önemli bir maddedir. LABSA ve coustik oranı da önemlidir. Coustik soda NaOH'in genel adıdır. LABSA asidik özellik sağlar.

Por - Çöz Banyo

Kullanılan kimyasal maddeler :
- Berol 2
- Berol 9
- LABSA
- Fosforik asit
- Köpük kesici
- Esans
- Boya

Bütün maddeler karıştırma tanklarında karıştırılır. Berol 2 ve Berol 9 kıvam vermek için kullanılır. Porçöz'de nitrik asit kullanılırken, Porçöz-banyo'da fosforik asit kullanılır. Tuvalet, banyo, lavabo, fayans temizliğinde kullanılır. Kireç ve üre taşı oluşmasını önler.

KALİTE KONTROL YÖNTEMLERİ

Aktive Edici Katkı Maddeler

Sentetik deterjanın temizleme gücünü artıran ve yıkama suyunun sertliğini gideren inorganik kimyasal maddelerdir. Bunların çeşitleri; fosfat, karbonat, silikat bileşikleri, boraks ve perborat tuzlarıdır. Bu aktive edici maddelerden fosfatın özelliği kullanılan suyun sertliğini azaltmaktır. Fosfat suya sertlik veren maddelerle tepkimeye girerek suyun sertliğini azaltmak suretiyle deterjan kullanma miktarını azaltır. Karbonat, silikat gibi aktive edici katkı maddeleri bir arada etki ederek kirlerin yumuşamasını sağlar. Boraks ve perborat tuzları ise ortama oksijen vererek dezenfekte olmasını sağlarlar. Ağartıcı özellik gösterirler.

Sentetik deterjanlar kendi aralarında üçe ayrılır:

1. Toz veya granül halde sentetik deterjanlar
2. Yumuşak kıvamlı sentetik deterjanlar
3. Sıvı sentetik deterjanlar

Sentetik deterjanlar köpürme miktarına göre;

1. Az köpüren
2. Çok köpüren

olmak üzere ikiye ayrılır.

Sentetik deterjanlar içerisinde aktive edici katkı maddesi bulunup bulunmamasına göre ikiye ayrılır:

1. Katkılı sentetik deterjanlar
2. Katkısız sentetik deterjanlar

Sentetik Deterjanın Özellikleri:

1.Görünüş : Sıvı deterjanlar homojen ve tortusuz olmalı, fena kokulu olmamalı, yabancı maddeler ve gözle görülebilen safsızlıklar içermemelidir.

2.Genel Özellikler : Sentetik deterjan karışımlarına alkil sülfat ve alkil aril sülfonat tipi sentetik anyonik yüzey aktif maddeler dışında sentetik noniyonik yüzey aktif maddeler, sabun ve aktive edici katkı maddeleri de katılabilir.

3.Fiziksel ve Kimyasal Özellikler :

a. Sentetik anyonik aktif madde miktarı.
b. Toplam aktif madde miktarı.
c. Etil alkolde çözünmeyen madde miktarı.
d. Fosfatlar (sodyum tripolifosfat cinsinden), etil alkolde çözünmeyen madde miktarının ağırlıkça yüzdesi.
e. 80 – 90 0C ‘de suda çözünmeyen inorganik madde miktarı.
f. ph değeri (%1’lik damıtık sudaki çözelti).
g. Klorür miktarı.
h. Köpük miktarı.
i. İncelik.
j. Rutubet (yumuşak kıvamlı için).
k. Stabilite (sıvı için) homojen kalmalı ve çökelti bulunmamalıdır.

ödev

Çok sağol

kaynak

www.hazircevap.net
Araştırma ve Makaleler: "Kimyasal maddeler nasıl imal edilir?"
Sefa Avşar/ Şubat-2012 Kocaeli /

Kaynak

Kaynak verebilir misiniz acaba ?

Yeni yorum gönder

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar

Anket

Milli Eğitim Bakanlığının Uyguladığı TEOG (Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş) Sistemi, Sizce Uygulanmalı mı?: