Aşırı Müdahaleciliğin Zararları

Aşırı Müdahaleciliğin Zararları

Çocukları ile iletişim halindeki anne ve babaların genellikle çocuklarını dinlediklerini düşünmelerine karşın, farkında olmadan aşırı müdahaleci davranıp dinler gibi gözüktükleri ortaya çıkmıştır.

Çocukları konuşurken sürekli ikaz, hatırlatma, önerilerde bulunma, fikir yürütme, yargılama gibi müdahalelerde bulunan ailelerin, çocuklarını dinlemiş olamayacaklardır.

Aşırı müdahaleci ailelerin çocukları ile arasında iletişim engeli sorunu ortaya çıkmaktadır. 12 başlık altında topladığı bu engeller ve zararları şunlardır:

Emretme, yönetme:

Korku ya da aktif direnç yaratabilir, söylenenlerin tersini denemeye davet edebilir, isyankar davranışa ya da misillemeye yol açabilir. Uyarma, tehdit etme: Korku, boyun eğme yaratabilir, söz konusu sonuçların gerçekten meydana gelip gelmeyeceğini denemeye yol açabilir, gücenme, kızgınlık ve isyankarlığa neden olabilir.

Ahlak dersi verme: Zorunluluk ya da suçluluk duygusu yaratır, çocuğun durumunu daha şiddetle savunmasına yol açabilir. Öğüt ve fikir verme: Çocuğun kendi sorunlarını çözmekten aciz olduğunu ima eder, sorununu bütünüyle düşünüp, değişik çözümler getirip denemesine engel olur, bağımlılık ya da direnme yaratabilir.

Mantık yoluyla inandırma, tartışma: Savunucu tutumları ve karşı koymayı
kışkırtır, çoğunlukla çocuğun aileyle iletişimi kesmesine yol açar, çocuğun kend ini beceriksiz ve yetersiz hissetmesine neden olabilir. Yargılama, eleştirme, suçlama: Yetersizlik, aptallık, yanlış değerlendirme anlamı taşır, çocuğun azarlanma korkusu ile iletişimi kesmesine neden olabilir.

Övme, teşhis koyma: Ailenin beklentilerinin çok yüksek olduğunu ima eder,istenilen davranışı yaptırabilmek için, söylenen içtenlikten yoksun bir manevra gibi algılanabilir, çocukta kaygı yaratabilir. Ad takma, gülünç duruma düşürme: Çocuğun kendisini değersiz hissetmesine, sevilmediği kanısına varmasına yol açabilir, çocuğun algılamasında olumsuz etkiler yaratabilir.

Tahlil etme, teşhis koyma: Tehdit edici, tedirgin edici olabilir ve başarısızlık duygusu uyandırabilir, çocuk kendisini korumasız hissedebilir, çocuk yanlış anlaşılma endişesi ile iletişimi kesebilir. G

üven verme, teselli etme: Çocuğun kendisini anlaşılmamış hissetmesine neden olabilir, kızgınlık duyguları uyandırabilir. İncelemek, araştırmak: Çocuklar kaçamağa, yalan söylemeye yönelebilirler, çocuk korku ve endişeye kapılabilir, çocuk kendi sorununu gözden kaçırabilir Konu değiştirme, işi alaya alma, şaka yapma: Yaşamın güçlükleri ile savaşmak yerine onlardan kaçınmak gerekli imajı ima edilebilir, çocuğa sorunların önemsiz, saçma sapan ve geçersiz olduğu anlamı verebilir, çocuk bir güçlükle karşılaştığında açık davranmaktan çekinebilir.

İletişim engellerinin çocuğun zihinsel gelişimini olumsuz yönde etkileyecektir

Bunun dışında;

1)- Aileler, kendini anlatmaya çalışan çocuklarına bu fırsatı mutlaka vermek,

2)-çocukları ile sağlıklı iletişim kurmak ve onları en iyi şekilde anlamaya çalışmak zorundadırlar.

Öncelikle, çocukların kendilerini ifade etmelerine fırsat verilmeli, daha sonra da kendilerinin yapmaları gereken görevleri hatırlamaları gerekir

Yeni yorum gönder

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar

Anket

Milli Eğitim Bakanlığının Uyguladığı TEOG (Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş) Sistemi, Sizce Uygulanmalı mı?: