Başarıyı Arttıran Aile Tutumları

Başarıyı Arttıran Aile Tutumları

Başarıyı Arttırma Konusunda en önemli faktörlerden biri de Aile Tutumlarıdır.

Eğitim çocuğu tanımakla başlar. Onu tüm yönleri ile tanıyınız.

Beklentilerinizi çocuğun kapasitesi oranında belirleyiniz. Çok düşük ya da aşırı beklentiler içinde olmayınız.

Mesleki yaşamın ve toplumdaki saygınlığın önemini sürekli vurgulayınız.

Okulla olan ilişkilerinizi güçlendiriniz. Özellikle karne sizin için sürpriz olmasın.

Çocuğunuzun akademik yeterliliğini daha önceden tanıyor olmalısınız. Ne derecede performans gösterdiğini bilmelisiniz. Bu yüzden başarısızlığı karşısında hayal kırıklığına uğramayınız.

Karneye karşı aşırı tepkide bulunmak, çocuğu suçlamak ve yargılamak, onunla iletişimi kesmek, küçük düşürmek, başarısızlığını sürekli yüzüne vurmak, çocuğun kendisini değersiz, yetersiz hissetmesine yo açıp bu duygu da onu depresyona itebilir.
Özellikle karne sonucuna göre intihar eylemlerinin temelinde depresif düşünceler, yoğun yetersizlik ve değersizlik duyguları ile süregelen aşağılık kompleksleri yatmaktadır.
Anne baba ve çocuk iletişimi güçlenmelidir.

Ailenin teşvik ve desteği güçlenmelidir.
Çocuk bağımsız olmaya teşvik edilmeli, bağımsız çalışma alışkanlığı kazandırılmalıdır.
Tutarsız disiplin uygulamalarından derhal vazgeçilmelidir.

Çocuğun okul çalışmalarına ilgi gösterilmelidir.
Başarısızlık utanç verici bir durum değildir. Başarısızlığın altında yatan nedenler düşünülmelidir.

Çocuk olduğu gibi kabul edilmelidir.
Anlayış, içtenlik ve empatik anlayış önemlidir.
Çocukta güven duygusu geliştirilmelidir.
Çocuğun duygusal sorunları, içsel çatışmaları çözülmeli, gerekirse uzman yardımları alınmalıdır.

Çocukta sorumluluk duygusu geliştirilmelidir.
Başarıda ölçü bireyin kendisidir. Birey kendisi ile yarışmalıdır. Başarısızlık yoktur. Öğrenilecek şey vardır. Kesinlikle başkaları ile karşılaştırma yapılmamalıdır.

Çocuğu olduğu gibi kabul edin.

Anne baba olarak geçmiş okul yaşantımızda elde edemediklerinizi çocuktan beklemek, onu zorlama sadece kendinizi tatmin etmekten başka bir şey değildir.

Suçlayıcı ve olumsuz ifadelerden kaçınılmalıdır. Bunun yerine çocuğun yakınmaları karşısında onun duygularını paylaşmak en etkili çözüm olmaktadır.
Örneğin: “ Çok çalışman gerektiği anlaşılıyor”, “ yapacak çok şeyin olması çalışma isteğini kırabilir” gibi ifadelerin kullanılması çocuğa anlaşıldığı hissinin verilmesinde oldukça etkilidir.

Eğitici yayınlar dergiler, kitaplar, oyuncaklar oldukça etkilidir. Çocuğun ilgi alanlarının keşfedilip hemen yönlendirilmesi yararlıdır. Örneğin çocuk uzaya ya da gezegenlere ilgi duymuşsa buna ilişkin dergiler, kitaplar alınabilir. Birlikte kütüphanelere gidip, çocuğa araştırma zevki tattırılabilir.

Çocuk mutlaka araştırmaya sevk edilmelidir. Çocuk ödevi ile ilgili bir soru sorduğunda “ gerçekten bu konu ilginç, cevabını ben de bilmiyorum. Haydi birlikte araştıralım” diyebilmelisiniz.
Çocuğun kitap okuma alışkanlığının kazanılması ancak anne babanın ona model olmasıyla gerçekleşebilir. Ona model olunuz.

Yeni yorum gönder

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar

Anket

Milli Eğitim Bakanlığının Uyguladığı TEOG (Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş) Sistemi, Sizce Uygulanmalı mı?: